Geçen gün bir arkadaşla bir yerlerde oturup bir şeyler yiyip içtikten sonra yürümesi zevkli Tunus Caddesi’nde eve doğru yol almışken, 19-20 yaşlarında iki herif gördüm.  Kıro serseri değil de, emo serseri idiler görüntü itibariyle.  Önce, büyük ve siyah bir araçtan inen ve yabancı oldukları belli olan güzel kızlara kafa çevirip baktılar. Birisi o tarafa doğru gitmek istedi, diğeri kolundan tuttu ve ‘gel lan’ hamlesi yaptı.

Bir şey soracaklarını anladığımda kulaklığımı çıkarıp onlara doğru baktım ve aramızda şöyle bir diyalog gelişti:

Biri: Abi bu yakınlarda Telekom bayii var mı?
Ben: Telekom bayii derken?
Biri: Bildiğin Telekom bayii işte, telefon falan [inceden bir 'aptal mısın, bunun nesini anlamıyorsun' tavrı vardı burada]
Ben: [Saatime bakıp] Saat on buçuğa geliyor.
Biri: [Diğerine dönüp] Oha lan saat 10 olmuş [ve diğer şaşırma efektleri...]

Ne aldıklarını bilmiyorum ama kesinlikle alkollü değillerdi.  Belki saatlerin ileri alınmasına henüz alışmamış olmalarındandır diyeceğim ama zaten saat yediden önce de kararmıyordu ki hava son zamanlarda.  Belki de emo olmakla ilgili olan ve default gelen halleridir.

Paylaş 186 gösterim Tags: , ,

Eagle vs Shark

Üniversiteden arkadaşlarla bu filmi izledik geçen. Artık her hafta kendi seçtiğimiz bir filmi aramızda izliyoruz ve izliyor olacağız. Eagle vs Shark‘ın romantik komedi olduğunu duyduğumda açıkçası biraz düşkırıklığına uğramıştım, ancak izledikten sonra çok sevdiğimi belirtmeliyim. Bu film hakkında fazla yazmayacağım. Aşağıdan filmin fragmanını izleyebilirsiniz. Filmi de ayrıca çok tavsiye ederim.

I have two things to say.
One… I’m leaving tomorrow.
Two… That could change.

Paylaş 246 gösterim Tags: ,

Close